Şehir güzelliktir

Kel öldü sırma saçlı oldu. Eskişehir hakkında güzel bir video daha… Gecesi, gündüzü, kışı…

Bu kış neredeyse hiç kar görmedim. Bir iki defa yağmaya niyetlendi, onda da yerde tutmadan eridi. Görüntülerde tramvayın karlar arasında seyrini, insanların kar altında yürümesini, Botanik Park’taki korsan gemisinin karlı siluetini seyredince içim cızz etti…

Üniversite birinci sınıfta saat 20:00 civarında, su boyundaki kafelerden birine girmiştik.  Kış mevsimiydi ve öncesinde hiç kar ya da yağmur yağmamıştı. Yaklaşık iki saat sonra dışarı çıktığımızda yerde 10 cm civarında bir kar tabakası vardı ve lapa lapa kar yağışı hala devam ediyordu. Grup olarak Adalar’dan Dumlupınar Yurdu’na kadar yürümüştük, hoş ve ıslak bir geceydi, seyredince aklıma o gece geldi.

Buyrun;

Kapanış çok manidar, şehir güzelliktir. Ne diyeyim, teşekkürler Hocam…

Popularity: 1% [?]

Eskişehir’in dünü bugünü

Kaynağını tam olarak bilmiyorum, Tijen çok güzel bir video indirmiş. 1999 yerel seçimlerinden sonra Eskişehir’de yaşanan değişiklikleri anlatıyor.

Görüntülerin Yılmaz Büyükerşen’in seçim kampanyası için çekildiği aşikar… Büyükerşen’in Eskişehir’de yaptıklarını bilen, eski ve yeniyi karşılaştırma fırsatı olan birisi olarak söyleyeceğim tek şey, Büyükerşen başkan, Eskişehir şampiyon…

Raylı sistem ve şehir merkezinde araç trafiğinin kısıtlanması, Porsuk’un bir uçtan diğer uca ıslah edilmesi, Haller Gençlik Merkezi, Opera, heykeller ve köprüler… Şehrin iki ucundaki iki devasa parkı herşeyden ayrı tutmak gerekir. Boş arazide neler yapılabilirin en güzel ispatı. Canavar gibi iki park, birinde gölet diğerinde hem gölet hem plaj!

Türk filmlerinde Kayseyi’ye deniz getircem vaatleri vardı. Sayın Büyükerşen, Türk Politik Tarihinde [var mı böyle bir kavram :) ] bir ilki başardı ve İç Anadolu’da bir kente denizi getirdi…

Popularity: 6% [?]

Artık İstanbul’luyuz…

Aslında 2008 Aralık’tan beri İstanbul’dayız.

Ben Kasım ayından beri İstanbul’da çalışıyorum. Kurban bayramında da evi taşıdık… Çalıştığım şirketi değiştirmedim, halen Ceva Lojistik’te çalışıyorum. Operasyondan, bilgi teknolojileri departmanında bir yatay geçiş oldu.

İstanbul hem benim için, hem de Tijen için yeni bir tecrübe. Arkadaşlarımız var ama öncesinde İstanbul ziyaretlerimiz günü birlik geziler şeklindeydi. 3. ayın sonunda bildiğimiz yerler iki arkadaşımızın evi, Kadıköy’deki belediye otoparkı, Ikea ve Ümraniye Carrefour :) Her ne kadar hafta sonları çılgın turlar yapalım istesekte, henüz muvaffak olamadık.

Kutluhan için zaten dünya yeni bir tecrübe, onun keyfi yerinde…

Askere gitmeden önce, Pirekare’yi kapatıp Eskişehir’den ayrılırken, bir daha dönmeyeceğim diye düşünüyordum. Büyük konuşmuşum, askerlik bittikten bir sene sonra, tekrar Eskişehir’de işe ve yaşamaya başladım. Dolu dolu bir 4 sene daha geçti Eskişehir’de.. Şaka bir yana, 1995 – 2002 ve 2004 – 2008, kaba bir hesapla 11 sene…   Bu sefer büyük konuşmuyorum. Eskişehir gerçekten güzel ve yaşanacak bir şehirmiş, ayrıldıktan sonra anladım, yiğidi öldürüp hakkını vermek gerekir.

İstanbul kazan biz kepçe, bol bol gezeceğiz… Biraz daha alışalım, yelkene de başlayacağız tekrar, dümende ben, flokta Kutluhan… Hata yaparsa,  lastik hortumla döveceğim sıpayı…

Popularity: 1% [?]

AvivaSA ve Ufuk Honda’yı esefle kınıyorum…

AvivaSA’yı kınıyorum…

İki hafta önce ufak bir kaza yaptım, Ufuk Honda servisini aradım, sağolsunlar hemen geldiler, tutanak düzenlenmesinde vs.. yardımcı olduktan sonra, hemen aracımı servise çektiler… Ertesi gün, sigorta işlemleri için gerekli evrakları götürdüm, servis yetkilisi ile beraber aracı inceledik, iki hafta sonra teslim alabileceğimi söylediler…

Buraya kadar süper, kendimi Honda aldığım için gerçekten şanslı hissediyordum, ne de olsa süper bir servis destegi var…

Perşembe günü, servisi aradım, aracı Cuma günü saat 15:00 gibi kendilerini aramamı, aracı da bu saatten sonra teslim edeceklerini söylediler. Verdikleri saatte telefon ettiğimde, aracın saat 18:00 gibi çıkacağını söylediler… Biraz da kıllanarak servise gittim… Bırakın teslimata hazır olmayı, daha aracın farı, kaputu tamponu bile monte edilmemişti… Üzerine bir de boyaya girecek, ayarları yapılacak, kontrol edilecek vs… Cuma akşamı mesaiye kalacaklarını ve Cumartesi günü aracı teslim edeceklerini söylediler, eyvallah dedik…

Cumartesi günü almaya gittik, bir facia daha… Servis yetkilisi izindeymiş, araç daha boyadan çıkmamış… “Sanayideki dükkandan ne farkınız kaldı, en azından telefon edin bilgi verin” diye söylenerek, sigortadan kiralık bir araç istedim… Ne de olsa, sigorta şirketim AvivaSA, Dünya ve Türkiye devi…

Acenta, sigortanın çağrı merkezini aradı, çağrı merkezinden bir yetkili 5 dakika geçmeden beni aradı… Gözlerim ışıldadı, görüştüğüm bayana aracımın otomatik vites oduğunu, benim de yine otomatik vites bir araç istediğimi söyledim. Kısa süre içerisinde araç kiralama şirketinin beni arayacağını söyleyerek telefonu kapattı… Kısa bir süre sonra, araç kiralama şirketinden beni arayarak B sınıfı bir aracı almak üzere ofislerine beklediklerini söylediler… İkinci bomba… Araç otomatik vites değil…

Tekrar AvivaSA çağrı merkezini aradım, durumu baştan anlattıktan sonra otomatik vites araç isteğimi tekrarladım. Görevli bayan Eskişehir’de otomatik vites araç bulamadıklarını, bu nedenle sadece manuel vites bir araç kiralayabileceğimi söyledi… Mağdur durumda olduğumu, sigorta şirketimin sorunumu çözemediğini söylediğimde, bu sefer utanmadan araç bulduklarını ancak benim istemediğimi söylediler… Müşteri olarak ben haksız duruma düştüm…

Sayın AvivaSA yetkilileri, isterseniz uçak ayarlamış olun…. Kullanmadıktan sonra benim bir işime yaramaz… Tek isteğim markası ve modeli ne olursa olsun, otomatik vites bir araçtı… Ne küçük bir şirketle çalışıyorum, ne çok uçuk bir isteğim oldu ne de dağ başında, medeniyetten uzak bir yerde yaşıyorum…

Eskişehir gibi bir şehirde, otomatik vites bir araç bulamayan, bulmak için de hiçbir ekstra çaba göstermeyen sigorta şirketini ilk fırsatta değiştireceğim…

Popularity: 5% [?]

Ağustos böceği Yılmaz Büyükerşen

İki – üç gündür Estram duraklarında, bilet gişelerinde vs. Yılmaz Büyükerşen ile ilgili bir haber var. Haber Hürriyet gazetesinde yayınlanmış.

Ankara’da ve diğer şehirlerde yaşanan su sıkıntısına rağmen Yılmaz Büyükerşen’in tehlikeyi önceden gördüğü ve belediyenin kendi imkanları ile yaptıdığı Mamuca Göleti sayesinde, Eskişehir’de bir sıkıntı yaşanmadığı falan anlatılmış…

Anadolu’u Anadolu ((Anadolu Üniversitesi)) yapan adam Yılmaz Büyükerşen’in belediye başkanı seçildikten sonra hatırladığım ilk icraatı Eskişehir’deki sokak / caddelerin isimlerinin değiştirilmesi… O zamanlar tartışma konusu olmuştu, ruhsat yenileme vs. gibi işlemler nedeniyle belediyenin çok büyük bir vurgun yaptığı söyleniyordu. Ama yüksek lisanstan bir arkadaşım (kendisi bu projede çalışıyordu) mükerrer, yanlış kayıtlardan, levha asılı olduğu halde kayıtlarda olduğu halde kayıtlarda görünmeyen cadde / sokaklardan bahsedince dumur olmuştum…

Büyükerşen döneminde Eskişehir’deki değişiklikleri herkes bilir, Haller Gençlik Merkezi ve çevresi, Estram, Porsuk Çayı’nın ıslah edilmesi, Porsuk’da yapılan su sporları yarışları, Opera binası, festivaller vs… Son 5 sene içerisinde Eskişehir net bir şekilde kabuk değiştirdi…

Zaman zaman Cumhutbaşkanlığı için Prof. Yılmaz Büyükerşen’in adı geçiyor… Ne diyeyim, inşallah olur…


Popularity: 1% [?]

Related Posts Widget for Blogs by LinkWithin