Olduğundan farklı görünmek

Ya da göründüğünü düşünmek, görünmeye çalışmak, göstermeye çalışmak ve sahte pazarlamacılar…

Dilbert.com

1. kare : İyi görünmek, iyi olmaktan daha önemlidir.

2. kare : Yanıltıcı şekilde yönlendirilmiş bir benchmark testi, iyi mühendisliğin yıllar boyunca yapamayacağını, dakikalar içinde yapabilir. [Etkiden bahsediliyor]

3. kare : Bunu kabullenmemiz olgunluktur değil mi? (Bayan) / Öyle olmasını umuyorum (Bay) [Durumu kabul etmiş görünselerde içten içe bir itiraz var]

Bir bilge bana şöyle demişti (doğru, adam bilge ve bunu bana söyledi, nasıl gizem ama!), “yalan söylemek çok zordur, karşındaki insandan daha akıllı olman gerekir”.

Altına imzamı atacağım bir söz. Bırakın yalan söylemeyi, kaçamak cevaplar vermek için bile karşıdakinden daha akıllı olmak gerekir. Akıllı değilseniz de iş döner dolaşır, ucu yine size dokunur. Öyle “karıncayı öpecen ama belini incitmeyecen” taktikleri de elinizde patlar.  Karşınızdaki kişiden daha zeki olup olmadığınızı bilemeyeceğinize göre, en güzeli, en doğrusu, en erdemlisi, diyalog çerçevesinde “doğruları” görüşmek, konuşmak. Yalan dolan monologlara gerek yok kanımca…

İş hayatı, sütten çıkmış ak kaşık olduğum söylenemez ancak bu duruma düşmemek için elimden gelen çabayı gösteriyorum.

Biraz daha hoş görülü olalım, 1. ve 2. karelerdeki tiplemenin  “yalan söylemeyeceğini”, “biraz abartacağını” düşünelim. Muhtemelen bir ürünü hak etmediği bir konuma yerleştirecek, bire bin değil de üç – beş katarak anlatacak. Kısa vadede süper bir başarı, gülen yüzler, mutlu – mesut bir ortam, belki orta vadeye de uzanabilir.  Aynı tipleme başka bir ortamda CRM’den bahsedecek, müşteri ilişkilerinin önemini anlatacak. Yeni bir müşteri kazanmanın, eldeki müşteriyi korumaktan çok daha maliyetli olduğunu vs. ballandıra ballandıra anlatacak. Ne zaman biraz daha iyi bir ürün piyasaya çıktığında, ya da adam akıllı birileri sorgulamaya başladığında o zaman işler sarpa saracak.

Pazarlamaya karşı olduğum düşünülmesin lütfen, tam tersine pazarlamanın önemini, akıllı ve doğru pazarlama faaliyetleri olmadan büyüme olmayacağını  biliyorum, uzun zaman önce bu yazımda da belirtmiştim. Amacım pazarlama – mühendislik karşılaştırması – sidik yarışı -  değil. Konu Sezar’ın hakkını Sezar’a vermek. İnsan terazi değil, tam dengeli olması beklenemez, ama bir taraf haksız yere ağır bastığında aklı selim birilerinin çıkıp dur demesi gerekir.

Her şey bir yana, Mevlana bile dememiş mi “ya olduğun gibi görün, ya da göründüğün gibi ol” diye.

3. karedeki tiplemelere söylenecek söz yok mu? Tabi ki var, daha sonra :)

Popularity: 4% [?]

Dilbert

DilbertHenry Ford, Fredrick Taylor, Sakichi Toyoda ya da Edwards Deming gibi olmasa da iş dünyasına katkıları büyük olan iki şahıs var… Murphy ve Dilbert

Dilbert, Scot Adams’ın yarattığı bir çizgi karakter, bilmeyen zaten yoktur… Okul zamanında, sağda solda, Dilbert hikayesi gördüğümüz zaman sevinir, uzun süre geyik yapardık…

www.dilbert.com sitesi, kısa süre önce yenilendi… Daha iyi olup olmadığı tartışılır… Bir tarafta insanı mest edecek yenilikler var, misal Rss ile DilbertDailyStrip, The Daily Dilbert Widget, üyelik sistemi, animasyonlar, renkli çizimler vs..

Diger taraftan, site biraz fazla caf caflı olmuş… Dilbert gibi patron – ve kapitalizm – karşıtı, asi, herşeyiyle sade ve basitlikten yana olan birisi için – her ne kadar sanal bir karakter de olsa – yeni site biraz abes kaçmış… Ana sayfa sanki bir alış-veriş sitesi gibi… Fazla renkli, fazla “hareketli”, Dilbert’in ağırlığına yakışmamış…

Site henuz Beta aşamasında, Dilbert hayranları “pozitif” baskılarıyla, sitenin daha güzel olması için katkıda bulunacaktır diye umuyorum…

Sidebar’a widget olarak ekledim…

Popularity: 1% [?]

Related Posts Widget for Blogs by LinkWithin