Yarın, 13 Ağustos’ta mesai yapıyorum… Şimdiden hazırlık olsun diye Google Reader’daki tüm okunmamış girdileri “okunmuş” yaptım, sıfırdan bir başlangıç
3 senedir tatile çıkmadık, tatillerimiz ya Eskişehir’de geçti ya da ben Gölcük’e gittim, Tijen Almanya’ya… Her ne kadar tatili evde, bilgisayar başında geçirmek işime gelse de, seneye, bir problem çıkmazsa (her nevi problem yaratılır aslında), Antalya yolcusuyuz…
Bu sene, değişik bir tatil oldu… Normal olarak, Tijen’in 18-20 Ağustos gibi doğum yapmasını bekliyorduk. Tatilde sürekli temizlik yapmak, bebeğe hazırlanmak, odasını vs. düzenlemek, en sıcak ve en zor dönemde Tijen’i rahatlatmak gibi planlarım (?) vardı.
Ama Kutluhan paşa bize güzel bir sürpriz yaptı ve 19 Temmuz’da doğdu, tam izin başlangıcında, 27 Temmuz’da hastaneden çıkarak eve geldi. Biz de bütün bir tatili evde onunla geçirdik. Neye niyet neye kısmet… Kaderde, tatil boyunca Tijen’in mızmızlanmaları yerine, Kutluhan’ın mızmızlanmalarını çekmek varmış ki bu kaderin bana karşı oynadığı en sağlam oyunlardan biri
Parmak bebeğin ilk günlerinde, tam zamanlı olarak yanında olabildiğim için ayrıca mutluyum… İlk doktor ziyaretini beraber yaptık, ilk ağlamasını duydum, ilk defa yastıktan düştüğünde görebildim, ilk defa bezinden dışarı işediğinde oradaydım…
Bundan sonra bu şekilde, ilkleri takip edeceğiz…
İyiki doğdun…