Kalabak.Net 3 yaşında

Sevgili sitemiz 2. yaşını doldurdu ve 3. yaşından saatler aldı… Bu sabah itibari ile NiobeWeb’e 77 küsür YTL’lik bir ödeme yaptık ve 2 senelik domain + hosting yenilememizi de tamamladık…

İlk 1 sene, sadece kayıtlarda vardı, sonrasında mail hesapları biraz biraz kullanıldı, son 3 aydır da bloglarken mutlu mesut saatler geçiriyoruz kalabak.net’le…

Darısı isteyenlerin başına…

Ferrari yine hayal kırıklığına uğrattı…

Ferrari sabah erken saatlerde yapılan Malezya Grand Prix’inde yine hayal kırıklığına uğrattı… Her Formula1 yarışında büyük bir umutla beklerim, adamlardan biri bodoslama bariyerlere girse, takla atsa, araç patlasa falan diye… Bu yarışta yine olmadı… Adamlar kazasız belasız bilmem kaçıncı sırada bitirdiler yarışı… Bizim elemanlardan Alonso ikinci oldu, Raikonen ilk turda yarış dışı kaldı… Geçen sezon olduğu gibi bahtsız bedevi taklidi yapıyor Raikonen. Hangi sene olduğunu hatırlamıyorum, Schumi direksiyon ya da frenleri kilitlendiği için virajı es geçerek tam kafadan bariyerlere dalmıştı, görüntüler felaket hoşuma gitmişti… Ne yapayım, Ferrari’yi hiç sevmiyorum…

Ben de Kimi Raikonen gibi bahtsız bir yarış geçirdim :) Sabah canlı yayın sırasında televizyonu açtığımda, adamlar daha ikinci tura yeni giriyordu, startı kaçırdım… Öğleden sonra yine banttan seyredeyim dedim, ısınma turunu seyrettim, adamlar gride yerleştiler, start verilirken tüpçü geldi, ben de startı kapıda adama para verirken dinledim… Alonso’nun süper startını tekrar görüntülerinden seyretmek zorunda kaldım yine…

Bu sene yine Alonso ve Kimi Raikonen taraftarıyız, göz ucuyla da Takuma Sato kardeşimizi takip ediyoruz, adam hem Japon hem de psikopat, dikkat etmek lazım… Acaba İstanbul Park’a gidebilir miyiz? McLaren’in yeni arabasını bir de dünya gözüyle canlı canlı görmek lazım, teknolojisini bilmem ama tasarımı harika olmuş yeni aracın…. Kısmet…

Düğün, eski dostlar, Gölcük, süper bir hafta sonu

Hafta sonu Turgay ve Ayça’nın (Köken) düğünü için Tijen’le birlikte Gölcük’teydik… Ordu evinde güzel bir düğün oldu… Gerçi oldum olası düğün, nişan, kına gecesi gibi olaylardan nefret etmişimdir… Kendi düğünümden sonra da - koşullu öğrenme - iyice bu tip organizasyonlardan soğudum… Nişan, düğün, ev yerleştirme vs.. sırasında çektiğim acıları bir ben bilirim bir de Allah… Düğünün üzerinden biraz zaman geçtikten sonra hayat daha güzel hale geliyor orası ayrı…

Neyse… Düğün güzeldi, herkes eğlendi… Dünya üzerinde belki de yüzme bilmeyen tek lisanslı yelkenci ve tek uzun yol kaptanı (yalan değil adam kaptan) Turgay’da evlendi… Düğünden sonra yine cümbür cemaat Murat’ın Değirmendere’deki evine gittik… Denize sıfır süper bir ev… Deniz, sahil yolu ve ev… E tabi evin içerisinde süper bir müzik, bol muhabbet, biraz alkol olunca süper keyifli bir bir gece oldu…

Bir şekilde bu gibi organizasyonları daha sık düzenlemeli…

Diablo

İzmit Outlet Center - Toys’r Us’da Dibalo I orjinal cdsi 5 küsür TL, Diablo II orjinal cdsi, 20 TL…

Fanatiklere duyrulur…

İş, güç, yoğunluk, ısınan havalar…

Garip bir yoğunluk var… İş yerinde rutin işler haricinde, güzel işlerle de uğraşıyoruz (uğraşmaya çalışıyoruz) akşamları da eve gelince, Diyarbakır karpuzu misali yatıp göbeğimizi büyütmeye çalışıyoruz…

Geçen ay, Emule ile indirme olayını biraz abarttığım için son 21 Şubat’tan beri sadece maillere bakmak için giriyorum internete… Daha once ilgimi çeken konuları aratır, e-kitapları falan indirirdim… Sonunda dayanamadım… Once McGraw olarak arama yaptım… Bulunan tüm kitapları ne olduklarına bakmaksızın indirmeye başladım, aynı işi bir de Schaum olarak tekrarladım… [Not: McGraw - Hill ve Schaum, mühendislik, bilim ve bilgisayar - en azından benim ilgimi çeken konular bunlar- üzerine çok güzel kitaplar çıkartan iki yayın evi...] Bir iki tane cd, biraz mp3 derken kota bir anda doluverdi :)
Neyse… Soğuk havalar geçti, yollar açık, araçlar gidip geliyor… Her sene Şubat ayında yakalandığım tribal enfeksiyonumu da (bahar yorgunluğu da deniyor…) geçirdim… Bundan sonra daha sık yazarım diye ümit ediyorum…