Ying ve Yang

İnsanın boş vakti olunca, günlük hayat gereksinimleri haricinde farklı şeyler üzerine kafa patlatmaya daha çok zaman ayırabiliyor. Aslında her ay bir gün sadece düşünme / değerlendirme günü olarak ayrılmalı…

Bayram tatili vesilesiyle ying ve yang üzerine düşünme, hayatın anlamını çözme fırsatım oldu… Ying ve yang birbirini tamamlayan kavramlardır. Yingin eksik kaldığı noktada yang devreye girer, bütün bozulmaz.

Ying -1′dir, yang +1, toplamı sıfır olur.

Ying tenceredeki acı kırmızı biber dolmasıdır, yang aynı tenceredeki tatlı patlıcan dolması… Bir tane acı dolma yersiniz, ağzınız yanar, acıyı dindirmek için tatlı patlıcan dolması yersiniz… Sonra bir tane acı, bir tane tatlı, bir tane acı bir tane tatlı… Tek kısıt midenizin kapasitesidir… İşin sonunda ağzınızda herhangi bir acı yoktur, ama mutluluktan parmak uçlarınız bile uyuşmuşdur…

Ying tepsideki baklavadır, yang tam yağlı koyun peyniri… Tepsinin başına geçip başlarsınız baklavayı yemeye, bir süre sonra içiniz bayılır, hemen ağzınıza büyükçe bir parça beyaz peynir atarsınız, tatlıyı ve tuzluyu dengelersiniz… Sonra biraz daha baklava, biraz daha peynir, biraz daha baklava, biraz daha peynir… Buradaki kısıt genellikle annenizin ya da babanızın müdahelesidir…

Amman sabahlar olmasın….

Kurban bayramınız kutlu mu olsun yoksa mübarek mi?

Üniversite öncesinde, kurban / ramazan bayramlarında, kandillerde vs.. büyüklerin ellerini öperken, yaşıtlarla tokalaşırken bayramınız / kandiliniz mübarek olsun derdik. Cumhuriyet Bayramı, 23 Nisan gibi günlerde de, yine büyüklerin ellerini öper, yaşıtlarla tokalaşır, bu sefer de bayramınız kutlu olsun derdik….

Üniversite ve sonrasında, bayramlarda, kandillerde insanların dini bayramlarda / günlerde / zamanlarda birbirlerine falanca bayramın kutlu olsun, falanca kandilin kutlu olsun demesi beni hep şaşırttı… Hatta bazı kişilerin bayramınız mübarek olsun deyince, yüzlerinin aldığı ifade beni daha da bir dumura uğrattı… Kendimi El Kaide militanı gibi hissettim…

Küçüklükten kalma alışkanlık, dini günler mübarek, milli günler kutlu olur… Sizinde kurban bayramınız mübarek olsun…

El Kaide dedik, mübarek dedik aklıma geldi, Murat Altan’dan duyduğum bir Eskişehir Spor tezahüratı.. Muhteşem…

    O mübarek sakalını nerde uzattın?
    Amerikayı bombaladın.
    Usame Baba bize kıyak yapsana
    Fenerium’u bombalasana…

Lisanslı Windows XP’yi etkinleştireMEme…

Halen taksitlerini ödediğim lisanslı bir windows xp home edition’ım var… Hafta sonunda ömrü dolduğu için bilgisayarı formatladım… Değişiklik olsun diyerek 2. hard diske windowsu kurdum… İnternet üzerinden etkinleştirmeye çalışırken son zamanlarda çok kurmuşunuz, etkinleştirme sayısı aşılmış gibi abuk bir uyarı verdi… Hafta içi 08-24 saatleri arasında, Cumartesi günleri de 10-18 saatleri arasında telefon ile aramam, verdiğim lisans parasının üzerine bir de görüşme ücreti ödememem gerekiyormuş.

Ya cd benim, parasını vererek orjinal lisanslı aldım… Neden istediğim kadar kuramıyorum ??? İstersem bir gün içerisinde 5 defa formatlar kurarım… Sonuçta aynı makinaya kuruyorum, başka bir yere dağıtmıyorum… Hard disk değiştiği için kurulmuyo diyecekler… Ben de bu sefer lan bi sistem yüzünden ömrü hayatım boyunca bilgisayarı upgrade edemeyecekmiyim diye soracağım…

Gravatar

Globally Recognized Avatar….

Forumlardaki avatarların internet alemine uyarlanmış hali… Bir nevi vesikalık…

Bu sitede kendinize bir tane avatar seçip tek bir bağlantı ile heryerden erişilebilir hale getiriyorsunuz, globalleşiyorsunuz…

Manyaklık değil ama yine de güzel birşey…

Ajax

1. Yunan mitolojisindeki iri, kuvvetli, bir o o kadar da denyo ve mal bir kahraman… Age of Mythlology oyunundaki ve Truva filmindeki Ajax karakterleri örnek gösterilebilir.

2. Asenkron (senkronize olmayan) javascript ve XML’in kısaltılmışı…

Nasıl bulduğumu hatırlamıyorum, ama nothingrows.net/ajax adresindeki yazı, bu süper teknolojiyi çok iyi bir şekilde özetlemiş. İlk iki paragrafı okuyun, Ajax’ın bir mucize, ajax kullananlarında büyücü falan olmadığını anlıyorsunuz, içiniz süper rahatlıyor. Devamında da bayağı birşeyler öğreniyorsunuz.

Freemind

[photopress:freemind.PNG,thumb,alignleft]
Freemind‘ı son zamanlarda dergi cd’lerinde falan sık sık görmeye başladım. Java ile yazılmış, açık kaynaklı, muhteşem bir mind mapping - zihin haritalama yazılımı…

Zihin haritalaması aslen çok derin bir mevzu olup, kabaca ve kısaca, aklınızdan geçenleri sadece düz metin olarak yazmak değil, resim, şekil, renklerle daha dikkat çekici hale getirmek denilebilir…

Eğer bir iş üzerinde kısa aralıklar ile çalışıyorsanız, eski notlarınıza vs.. bir defada hızlıca göz gezdirip herşeyi hatırlamak istiyorsanız, lan bunu bi kenara yazayım, ilerde bişeyler çağrıştırır diyorsanız Freemind’ı bir defa mutlaka denemelisiniz.

Freemind 0.8 sürümü ile birlikte daha bir yenilir yutulur hale gelmiş.

  1. Düğümleri hareket ettirmek artık mümkün.
  2. Eski versiyonlarda olan dosya yeniden açıldığında, düğümlerdeki simgelerin görüntülenmemesi sorunsalı giderilmiş - ki bu beni deli ederdi.
  3. Export seçeneği ile Jpeg, PNG, HTML, SVG, PDF, Open Office Writer olarak kaydedebiliyorsunuz.
  4. Haritaları şifre korumalı hale getirebiliyorsunuz.
  5. Arayüz daha bir canlı, al benili, kolay kullanılır olmuş.
  6. Biraz daha hızlanmış.
  7. Hele bir de Revert seşeneği eklenmiş ki süper olmuş, nerde olursanız olun haritayı ortalıyor… (Belki basit ama çok kullanışlı)

Bu adresteki yazıyı okumanızı kesinlikle tavsiye ederim.

12gage.com

Bu site elinizin yapısına göre nasıl bir insan olduğunuzu belirliyormuş… Girişimci misiniz, gezgin misiniz, seksapeliniz var mı vs…

Bir defalık gez, gör, sonra bloga yaz kalabalık olsun tarzı bir site…

Barbar Conan

Kutup bölgelerinde geçen bir macerasında, Conan katil bir balina ile dalaşıyordu. Katil balina, tek geçim kaynağı deniz olan yerli halka saldırıyor, yerli halkta balinaya tanrı muamelesi yapıp ondan feci tırsıyordu. Conan bir iki dalaşmadan sonra balinayı yaraladı, balinadan kan aktığını gören halk da önce biraz bocaladı, akabinde ellerine ne geçtiyse balinaya saldırdı ve parçaladı. Conan’da bu aşamada süper bir laf etti… İnancın sarsılması kadar kötü bir şey yoktur…. Dumur olmuştum bu lafı okuyunca…

İşiniz, arkadaşlarınız, daha önce sevip değer verdiğiniz bir “şey” bir anda ya da belli bir sürecin sonunda artık eskisi kadar değerli olmaz, sizin için birşey ifade etmez… Bırakıp gidersiniz ve bundan ne bir üzüntü ne de bir eksiklik duyarsınız… Çok kötü…

Daha da kötüsü üst üste yaptığınız şeyler nedeniyle insanların size olan inancının kaybolması… Eşi dostu kaybetmemek, onlar için bir çaba göstermek lazım…

« Önceki sayfa