19 Mayıs

Haber arşivimde bulduğum bir yazı, Yılmaz Özdil’den, orjinali burada, bakalım bu yazı yazıldıkdan 1 sene sonra neler yazılacak?

19 Mayıs

- Yav bırak Mustafa abi yaa, sen mi kurtarıcan memleketi Allah aşkına!

- Ama işgal zırhlıları…

- Boşver şimdi sen işgal zırhlılarını filan… Gün gelir, memleketin malını mülkünü tapusuyla İngiliz’e satar bunlar.

- Yok canım!

- Yeminle söylüyorum, İngiliz vatandaşı bakan bile getirip koyarlarsa şaşma.

- Ama ahval ve şerait…

- Güzel abim yaranamazsın… Bak şimdi binicez bu dandik gemiye, taaa Samsun’a gidicez, savaş, boğuş, kendimizi paralayacağız, diyelim becerdik, devrim mevrim, anlata anlata dilinde tüy bitecek, sonra sen kahırdan ölücen, önce biraz ağlıycaklar, sonra gene “Son Osmanlı Padişahı” diye pankart açacaklar, mezarında dönücen.

- Saltanat kalsın diyosun yani…

- Alışmadık kıçta don durmaz abi, egemenlik megemenlik vereceğine, iki çuval kömür ver, daha iyi… Aha buraya yazıyorum, açlıktan nefesleri kokarken padişahlarına saltanat uçakları alırlar, bu gemiyi de jilet yaparlar, söylemedi deme.

- Efkárlandım be…

- Yakma o cigarayı gözünü seveyim, yarın öbür gün belgesel yaparlar, keş gibi gösterirler seni haberin olsun.

- Hal çaresi nedir peki?

- Al padişahın kızını, yırtalım.

- Millet ne olacak?

- Onlar da ulemaya sorsun artık ne olacaklarını, bize ne, kendi düşen ağlamaz.

- Laik olmasınlar mı, birey olmasınlar mı, kendi lisanları olmasın mı, şıhlara şeyhlere mi bırakalım kaderlerini?

- Bak ne güzel söylüyorsun, kader der geçerler, takalım takkemizi bakalım dalgamıza, iş çıkarma başımıza…

- İyi de, yazık olmaz mı?

- Asıl bu yaptığını yaparsan yazık olur… Bazıları sana inanacak, etkilenecek, senin fikirlerini yaşatmaya kalkacak, hayatları kayacak, evleri basılacak, içeri tıkılacaklar, kimine saçını örtmediği için fahişe diyecekler, kimine milletin malını Arap’a satmayın dediği için komünist diyecekler, kimine Ne Mutlu Türküm Diyene dediği için faşist diyecekler, darbeci diyecekler… Yorma ahaliyi, kula kulluk edelim, rahat edelim.

- Yok arkadaş, ben bi deniycem.

- E sen bilirsin.

Popularity: 79% [?]

Alırsak, ülke iflas eder…

Cumhurbaşkanı, Mercedes’e biniyor.

2 tane uçağı var, limuzini var.

Başbakan, Mercedes’e biniyor.
2 tane uçağı var, helikopteri var.
Meclis Başkanı, BMW’ye biniyor.
Başbakan yardımcıları, Mercedes.
Maliye Bakanı, Mercedes.
Ekonomi Bakanı, Mercedes.
Savunma Bakanı, Mercedes.
Enerji Bakanı, Mercedes.
Bayındırlık Bakanı, Mercedes.
Ulaştırma Bakanı, Mercedes.
Kültür Bakanı, Mercedes.
Sanayi Bakanı, Mercedes.
İçişleri Bakanı, Mercedes.
Dışişleri Bakanı, Mercedes.
Eğitim Bakanı, Mercedes.
Sağlık Bakanı, Mercedes.
Tarım Bakanı, Mercedes.
Orman Bakanı, Mercedes.
Adalet Bakanı, Mercedes.
Aile Bakanı, Mercedes.
AB Bakanı, Mercedes.
Spor Bakanı, Mercedes.
Diyanet Bakanı, Mercedes.

*

Genelkurmay Başkanı’nın uçağı var.
Generaller, komple Mercedes.
MİT Müsteşarı’nın uçağı var.
Sivilanıt’a Audi aldılar.

*

Anayasa Mahkemesi Başkanı?
Mercedes’e biniyor.
Yargıtay Başkanı Mercedes’e biniyor.
Danıştay Başkanı Mercedes’e biniyor.
Sayıştay Başkanı Mercedes’e biniyor.

*

YÖK Başkanı, Mercedes.
RTÜK Başkanı, Audi.
Valiler, Mercedes, 4×4 cip.

*

87 bin 130 makam aracı var.
Belediyeleri ekle…
125 bin makam aracı.

*

Zavallı Almanya’da 11 bin.
Gariban Japonya’da 10 bin.
Yoksul Fransa’da 9 bin.

*

Her gün 110 milyon dolar faiz
ödüyor Türkiye… Her ay 3.3 milyar
dolar… Her sene 39.6 milyar dolar.

*

Savarona satılık bu arada.

*

“Bir çocuğun oyuncağını bekler gibi heyecanla beklemiştim onu” dediği Savarona… 22 milyon dolar.
(5 saatlik faiz…) Arap talip. “Sizde para yok galiba, ben alayım bari” diyor.

Yılmaz Özdil’den, orjinali http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/14232055.asp

Popularity: 8% [?]

Live slow, sail fast !

Hızlı yaşa genç öl diyerek ya bir rock ya da cıstak cıstak bir rap parçası eşliğinde aksiyon görüntüleri olur. Bir nevi onlardan, ama sıra  yelkenci & denizci alemine gelince işler biraz değişiyor.

Ölmeye çok da meraklı değiliz galiba, kaderde varsa seve seve, orası ayrı :) Hızlı ya da yavaş, nasıl yaşarsan yaşa, ama bir şekilde denizde acısını çıkart…

Acaba aşağıdaki videoyu düzenlesek, çalan parçayı “Ah o gemide bende olsaydım” türküsü ile değiştirsek nasıl olur?

Dikkat, video 10 MB civarında…

Popularity: 4% [?]

İklim değişikliği sizi değiştirmeden siz onu durdurun!

Stop climate change before it changes you.

Stop climate change before it changes you.

WWF – World Wildlife Fund

WWF Türkiye – Doğal Hayatı Koruma Vakfı

Popularity: 5% [?]

Yatçılık Sözlüğü – Denizcilik Terimleri

Bavaria Yachts Türkiye’nin sitesinden yatçılık sözlüğü – denizcilik terimleri

Hazırlayanların ellerine kollarına sağlık.

Bir de Yahoo Groups’ta Yelkenciler Lokali isimli bir grup var ki yemede yanında yat tadında.

Popularity: 6% [?]

The Law of Requisite Variety

Agile – Scrum ile ilgili güzel bir sunum. 22. sayfa çok manidar.
The Law of Requisite Variety : A system can only be controlled by a more complex system.
Checklist for the Agile Manager

Popularity: 5% [?]

Yaşasın Obama “Soykırım” dememiş !

Pek muhterem Barack Obama, dün yaptığı açıklamada, “94 yıl önce, 20. yüzyılın en büyük katliamlarından biri başladı. Her yıl,  Osmanlı İmparatorluğu’nun son günlerinde 1.5 milyon Ermeni’nin katledilmesi veya ölüme yürümesini anıyoruz” demiş. İçten bir beklentisini dile getirmiş “Benim beklentim, gerçeklerin tam olarak, samimi ve adil şekilde kabul edilmesidir” diyerek. Yine açıklamasında Ermenice “Meds Yeghern” terimine de yer vermiş.

Bu terimi ben ilk defa duydum, cahilliğimi mazur görün. Sözlüğe göre kelime anlamı “büyük felaket”, bizim Dışişleri Bakanlığı haricinde, dünya genelinde kabul gören karşılığı ise bu amcaların ezeli iftirası, yemeğe, yedirtmeye çalıştıkları halt… Dışişleri’de bu iki kelimeyi sözlük anlamlarıyla kabul etmiş, o şekilde değerlendirmişler. Ne güzel…

Adamlar resmen karşılıklı geçmişler Tabu oynuyorlar. Tek bir sözcük yok ortalıkta, ama onun haricinde söylenen her şey ortalıkta. Bir bizim devletimiz anlamadı, bir de bizim Kutluhan, Kutluhan’da 2 yaşında bile değil ondan…

Uluslararası ilişkiler konusunda bir bilgim, eğitimim yok. Kara cahil sayılırım. Dışilişkilerinde kullanılan allı pullu kelimeler de bana uzak. Son birkaç gündür yaşananlardan benim anladığım şunlardır :

1. Gecenin 23 küsüründe Ermenistan ile ilişkilerde yol haritası belirlendi diye açıklama yapmak abesle iştigaldir, hata yaptığını kabul etmek, “bari geç vakitte duyurayım da mümkün olduğu kadar az kişi ilk günden haberdar olsun” demektir.

2. Bütün bu açıklamalardan sonra ve Kanada Büyükelçisi geri çağrılmışken devletin Amerika’da görevli temsilcilerini halen geri çağırmamak “yalakan olayım abi”, “sen ne dersen o” demekten başka birşey değildir.

3. Bizdeki bazı görevlilerin dilbilgisi ve Türkçe anlama yetenekleri çok kısıtlı, eğitim görmeliler. Türkçe’de eş anlamlı kelimeler vardır, bunlar için benim ilk okul zamanlarımda bile hazırlanmış sözlükler vardı. Bu yapılan açıklama ile ifade edilen çok açık.

4. 1915 olayları, Asala terörü, Hocalı katliamı gibi gerçekler dururken hala savunma pozisyonunda kalmak, “bu adamlara herşey yaptırılır” meajı vermektir. Tüm dünyaya “ben güçsüzüm, benim sözüm geçmez” diye itirafta bulunmaktır.

5. Olayların bu şekilde gelişmeine sebep vermek, herşeyden öte, kendi halkına karşı, kendi geçmişine karşı yapılmış bir hakarettir. Bunca yıllık politikayı bir kalemde silip atmaktır. Bir hatadır oldu, buna rağmen onurlu bir şekilde  halen istifa etmemekte halkla alay etmektir.

Çok değil, 3 – 5 gün önce, Rasmussen konusunda o kadar asıp kestikten, şartlar öne sürdükten sonra adamlar bir güzel altımızdan girdiler üstümüzden çıktılar, Rasmussen’i genel sekreter yaptılar. Özür dileyecekti, dilemedi; Roj TV’yi kapatacaktı, kapatmadı; Türkiye’ye bilmem ne pozisyonu verilecekti, bırakın verilmesini, böyle birşeyin teorik olarak mümkün olmadığı sonradan anlaşıldı. Adamlar istediklerini aldılar, biz hıyarlığımıza yandık. Kendimiz çaldık, kendimiz oynadık.

Bu olaylar, iş ortamında bir çalışanın başına gelse, bir kişi bu kadar karşılıksız taviz verse, o adam bir daha ağzıyla kuş tutsa bile kimsenin gözünde değeri olmaz.  Herkes “boşver onu” der, kaale almaz, geçer gider. Merak ediyorum, diğer devletlerin bizi bu şekilde görüp görmediklerini.

Dedim ya, uluslararası ilişkiler konusunda cahil sayılırım, umarım bunlar da benim “kendimce doğru ama aslen yanlış” olan düşüncelerimdir.

Popularity: 5% [?]

Bugün 23 Nisan, neşe doluyor insan

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, bugün tatildeyim. Uzun zamandan beri ilke defa 23 Nisan’da evde oturuyorum. Benim tatil hakkım “Ulusal Egemenlik” kısmı ile ilgili. Kutluhan için de “Çocuk Bayramı”. Tijen’e birşey kalmıyor, ne yapalım hayat bu :)

Kutluhan’ın 23 Nisan Halleri konulu hayallerimiz bu sene de devam ediyor.

Google amca, bu sene de bize bir kıyak yapmış.

Geçen sene ile bu sene arasında bir fark yok yani…

childrensday_tr09

Popularity: 5% [?]

Canlı cerrahi

FazlaMesai’de gördüm, internet üzerinden kanlı canlı ameliyat yayınları yapan bir site… 

“Envai çeşit psikopatlığa yol açar” şeklinde ilk tepkiden sonra siteye girdim, tabi benimki psikopatlık fırsatlarını araştırmak değil, meraktan :)

Alt taraftaki “disclaimer” bölümünde belirttiklerine göre amaç sadece hekimler arası bilgi paylaşımı…  Üyelik için mutlaka ameliyathane ortamı ile ilişkili olmak gerekiyormuş, doktor, hemşire, tıp öğrencisi olmak gibi…  İddialarına göre de girilen bilgileri Sağlık Bakanlığı sitesinden teyid ettikten sonra üyelik aktif hale geliyor.

Site suistimallere izin vermeyecekse, kanımca faideli ve feyz alınması gereken bir internet alemi nimeti… Bir nevi Açık Öğretim Tıp Fakültesi. Tepki alması muhtemel, olay magazinsel hale bile gelebilir ama diğer taraftan her cerrahın günde 50 ameliyat yaparak pratik kazanamadığı düşünülürse, toplam fayda artı yönde olacaktır. Bir nevi her yerde bolca bulunan “video tutorial”ların tıp alemine uyarlanmışı :)

Sitede beni cezbeden bir nokta da en alttaki “Siteyi en verimli haliyle kullanmak için Mozilla Firefox tarayıcısını kullanmanızı öneririz.” uyarısı. Yapan kişiler işin ehli, belli…

Popularity: 4% [?]

Babasının oğlu

Babasının oğlu, 41 kere maşallah…

Popularity: 11% [?]

Related Posts Widget for Blogs by LinkWithin